Haberler


Asrı Saadette Ramazan 

Bizi Nebi-yi Zişan’ın ümmetinden kılan, Kur’an-ı Kerim gibi bir kitabı bize yol rehberi eyleyen Allaha


Sizin İçin Seçtiklerimiz

ASR-I SAADETTE RAMAZAN NASIL YAŞANIRDI?ÖTEKİ HAYATI KAZANMANIN BÜYÜK BİR FIRSATI RAMAZANRAMAZANI ŞİARLI VE ŞUURLU KARŞILAYALIMORUCUN EN BÜYÜK KAZANCI; TAKVAORUÇLA İLGİLİ AYETLER VE HÜKÜMLERRAMAZAN, ORUÇ VE İTİKAF (SAHİHİ BUHARİ)

Asr-ı Saadette Ramazan Nasıl Yaşanırdı?Vahyin ilk muhatapları olan Sahabe neslinin hayatlarının her tablosu, bizler için çok önemlidir. Çünkü onlar bizlerin Müslümanlığımızın aynalarıdır. Biz ideal mümin duruşunun nasıl olması gerektiğini ancak onların hayatlarına bakarak öğrenebiliriz. İşte aramızdaki bu önemli bağdan dolayı o bahtiyarlar topluluğu bizlerin kökleri, her zaman ve mekânın yegâne rehberleridirler.

Kur’an’ın doğrudan muhatapları olan o ayrıcalıklı nesil, vahyin hayatları dirilten tüm mesajlarını ilk kez duyanlar ve bu mesajları ilk kez hayatlarında uygulayanlardı. Kur’an ile çok canlı ilişkileri olan o nesil her gün: “Bugün Allah bize ne söyleyecek?” heyecanı ile yaşıyorlardı. İşte bu heyecanı en üst düzeyde yaşadıkları bir zaman dilimi olan Hicretin 2. yılında, Ramazan ayının tamamının oruçlu geçirilmesi emrine muhatap oldular. Nübüvvetin geride kalan 15 yılından sonra böyle bir emre muhatap olan Sahabe nesli, büyük bir coşku ve heyecan ile öteden beri kutsal saydıkları bu aya, daha da önem vermeye başladılar. Bu bahtiyarlar topluluğunun muallimi olan Efendimiz (sas) oruçla birlikte birçok güzel ibadeti de bu güzide neslin gündemine taşıdı. Önce Ramazan gecelerinin ziyneti teravih namazları ile tanıştılar... Devamını okuyun...

Ramazanı Şiarlı Ve Şuurlu KarşılayalımGeldi, gelecek derken on bir ayın sultanı kapılarımızı çaldı. Birilerine belki ansızın geldi; birilerine ise belki beklenen bir misafir gibi geldi. Ansızın gelenlerden ansızında gitme ihtimali her zaman fazladır. Onun yolunu bekleyenler, onun değer ve kıymetini bilenler; ruhen, alken, kalben ve bedenen ona hazırlanır, ayların sultanını, sultanlara yakışır bir biçimde karşılarlar. Onu şanına layık bir şekilde karşılayabilmenin en önemli yolu da hiç şüphesiz, şiarlı ve şuurlu olarak ona hoş geldin diyebilmektir.

Mümin insanın hayatının tamamında olması gereken bu şiar ve şuuru, mağfiret, rahmet ve azaptan kurtuluş vesilesi olan, bu mübarek ayda nasıl sağlamalıyız? Ramazanı nasıl şiarlı ve şuurlu geçirmeliyiz? Tabi bu soruya herkes kendi dünyasından hareketle cevaplar bulabilir ve tesis edilmesi gereken şiar ve şuuru, Ramazanının her bir gününe yayabilir. Ama yine de biz küçük bir katkı olması düşüncesi ile; “on bir ayın sultanını nasıl geçirmeliyiz?” sorusuna; Fatiha Sûresinin ayet sayısı olan yedi rakamından hareketle, yedi noktada cevap vermek istiyoruz. Devamını okuyun...