Haberler



Sizin İçin Seçtiklerimiz

FARKLILIKLARIMIZ RAHMET Mİ, ZAHMET Mİ?DOĞRU İŞİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAKHZ. PEYGAMBERİN (SAS) YAHUDİLERLE MÜCADELESİİZ BIRAKAN ŞAHSİYETLER IŞIĞINDA KUDÜS DAVAMIZNEBEVİ UFUK'TA HZ. PEYGAMBER'İN (SAS) ÖRNEKLİĞİNEBEVİ UFUK'TA GENÇLİĞİN DEĞERİ VE ÖNEMİ

FARKLILIKLARIMIZ RAHMET Mİ, ZAHMET Mİ?Renklerimizin, dillerimizin, fiziksel şekillerimizin ve elbette düşünce dünyalarımızın farklılığı, hep Kerim olan Rabbimizin birer ayeti ve şükredilmesi gereken birer nimetidir. O (c.c.) isteseydi tüm insanlığı bir tornadan çıkmış gibi aynı şekilde yaratırdı. Ama meşiet-i ilahiyyenin böyle tezahür etmemesi tabiî ki hayatın yaşanılabilir olması için gerekliydi. Eğer genelde tüm insanlık, özelde ise Ümmet-i Muhammed her meselede aynı düşünseydi ve her şeye aynı tepkileri verseydi, o zaman istişarenin, fikir alış verişinin ve münazaranın bir anlamı olabilir miydi? Bugün bir mesele hakkında kaleme alınan onlarca kitabın varlığı bize bir zahmet değil, istifademize sunulan ve her biri bizlerin düşünce dünyalarına farklı ufuklar açan birer rahmettir. Aslında bu rahmeti ve zenginliğimizi, zahmete dönüştüren ne yazık ki bu güzellikleri kullanmayı beceremeyen bizler değil miyiz? Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak anlamayıp, bizim gibi düşünmeyenlere karşı ortaya koyduğumuz tahammülsüzlükler, hayatımızı zorlaştırdığı gibi daha güzel düşünce ve fikirlerin oluşumuna da engel olmaktadır. Ama biz rahmet peygamberi olan Efendimiz’in (s.a.v.) hayatında, farklı düşünce ve fikirlerin nasıl hayat hakkı bulduğuna ve kendi yetiştirdiği insanlara bile nasıl sonuna kadar böyle bir alan açtığına dair siyer içerisinde yüzlerce örneği görüyoruz. Devamını okuyun...

DOĞRU İŞİ, DOĞRU ZAMANDA YAPMAKDüşünce ve eylem dünyamızda yaptığımız en mühim hatalardan biri de, doğru işi doğru zamanlarda yapamamaktır. Ne yazık ki zamanlamada yaptığımız hatalar, çoğu zaman doğru eylemlerimizi gölgede bırakmakta ve bir türlü beklenilen kazanımların ortaya çıkmasını sağlayamamaktadır. Gelin öyleyse bu tarz eksiklerimizi gidermek için, yine sahabenin iklimine doğru bir yelken açalım ve köklerimiz olan o güzide nesilden doğru işi, doğru zamanda yapmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışalım.

Size; “Efendimiz (sav) Cuma namazına iştirak etti diye, hepinizin çok yakından tanıdığı büyük sahabî, Peygamber’in şairi ve aşığı olan Abdullah ibn Revaha’ya kızdı?” desem, hemen “Efendimiz (sav) bir farzı, hem de Cuma namazı gibi bir farzı yerine getirdiği için neden Abdullah ibn Revaha’ya kızsın ki?” diye itiraz edebilirsiniz. Ama gerçekten Efendimiz Abdullah’a kızmış; onu, kıldığı Cuma namazından dolayı ciddi bir şekilde eleştirmiştir. Devamını okuyun...

HZ. PEYGAMBERİN (SAS) YAHUDİLERLE MÜCADELESİEfendimiz (sas) Nübüvvetin 13. yılında Yesrib’e hicret ettiğinde, orası 10.000 nüfuslu, o günün şartları içerisinde orta ölçekli bir şehirdi. Bu nüfusun, 4000 kadarı Yahudi, geri kalan 6000’i ise Arab-ı-Âribe diye bilinen has Araplardan oluşuyordu. Bu Araplarda kökenleri Yemen’e dayanan Ezd kabilesinin içerisindeki, beş büyük kabilenin ikisinden müteşekkildiler. Tarihte isimlerini çokça duyduğumuz bu iki kabile Evs ve Hazrec’lilerdi. Aynı babanın iki oğlundan soyları oluşan bu Araplar, ne yazık ki asırlık çekişmeleri ile birbirleriyle savaş halindeydiler. Tarihe Bu’âs Savaşları diye geçen bu kardeş kavgalarından en memnun olanları elbette bölgedeki Yahudilerdi. Çünkü onlar birbirlerine düştükçe, güçleri zayıflıyor, etkinlikleri kırılıyor, bunun neticesinde de Yahudiler bu ortamdan çokça istifade ederek, onlar üzerinde her türlü hâkimiyeti çok daha rahat bir şekilde sağlıyorlardı. Bundan dolayı da bazen Evs ve Hazrec arasında bir ittifak yada bugünün lisanı ile bir ateşkes ilan edilse, Yahudiler ne yapıp edip, bunu bozmaya çalışıyor, onları yine birbirlerine düşürüyorlardı. Bu tablo bize çok tanıdık geldi değil mi? Sanki bugünün dünyasını anlatıyor gibiyiz. Zaten Efendimiz’in (sas) yaşadığı dünyayı tarihe hapsetmeden okumayı becerebilsek, göreceksiniz ki değişen hiçbir şey yok; değişen sadece zaman, mekân ve olayın aktörlerinin isimleridir. Zihniyet aynı zihniyettir ve bu zihniyet aynı olduğu içinde, onlara karşı yürütülecek mücadelenin yöntemi de aynıdır. Devamını okuyun...