Haberler

Dünyadaki Cennet: Aile 

Muhammed Emin Yıldırım Hocamız Almanya’nın Freiburg-Donau bölgesinde IGMG tarafından düzenlenen konferansta “Dünyadaki Cennet: Aile” konusunu



Sizin İçin Seçtiklerimiz

O'NU TANIYOR MUYUZ?AHLAK KAHRAMANLARIÖNCE NEYİ ÖĞRENMELİYİZ?ŞEREFLİ BİR KİTAP, ŞEREFLİ BİR GECE, ŞEREFLİ BİR MÜMİNBEDİRDE AYAKLAR ALTINA ALINAN BİR HASTALIK: ASABİYET

O'nu Tanıyor muyuz?Tanımak ve bilmek dilimizde çokta farklarını gözetmeden kullandığımız kelimelerdendir. Daha ilk karşılaştığımız birisiyle adından başlayıp memleketi, mesleği, yaşı, çocuk sahibi olup olmadığının ötesine geçmeyen üç-beş dakikalık selamlaşma faslını o insan ile tanıştığımız iddiası ile tamamlarız. Ama tanışmak ve tabi ki tanımak aslında çok farklı bir durumdur. Bunun için Hz. Ömer tanışmayı üç şeye bağlamıştı : Yolculuk, ticaret, aynı mekanı paylaşmak.. Bu üç şey insanı insana tanıtan en önemli üç alandır. Türkçe de pek de önemsenmeden bu iki kelimeyi birbiri yerine kullansakta arap dilinde iki kelimenin ifade edilişleri birbirlerinden farklıdır. Tanımak arap dilinde “arefe” tanıdı, tanıyan arif tanınan ise marifet olarak ifade edilir. Bilmek ise alime bildi, bilen alim, bilinen ise malumat biçiminde dile getirilir. Demek ki bilmek ve tanımak çok farklı iki durumdur. “Her tanıyan bilir, ama her bilen tanıyamayabilir.” Devamını okuyun...

Kur'an, âlemlere rahmet olarak gönderilen Kutlu Nebi'nin (sav), bizler için üsve-i hasene olduğunu söylemektedir.

Üsve-i Hasene; genel manası ile en güzel örnek ve en kapsamlı model anlamını taşımaktadır. Biz bu ifadeyi, hayatın her alanının ve her anının tartışılmaz en kâmil örneği olarak anlamalıyız. Çünkü Efendimiz'in (sav) örnek ve modelliği belli bir zaman ve mekânla sınırlandırılacak bir durum değildir. O (sav), ilk günden son güne kadar kendisini O'na (sav) ümmet sayan herkese, bu örnekliği en üst düzeyde zamana ve mekâna rağmen yapmaya devam etmiştir ve edecektir... Devamını okuyun...

Kur’an’ın modern muhatapları olan bizler, herhalde bugünün dünyasında en fazla evveliyatlarımızı/önceliklerimizi belirleme noktasında sorunlar yaşamaktayız. Öyle ki çoğu zaman 5.sırada olması gerekeni 1.sıraya, 1.sırada olması gerekeni 15. sıraya, altlarda olması gerekeni üstlere, en önde olması gerekeni en arkaya alma gibi yanlışlara kapılar açmaktayız. Bunu hayatın her alanında yaptığımız gibi ne hazindir ki, Kur’an’ı talim etme alanında da yapıyoruz. İlahi vahyi öğrenme çabalarında da bir türlü sıralamayı istifadelerimizi ziyadeleştirecek bir şekilde tesis edemiyoruz. Peki, bu konuda nasıl bir yöntem izlemeliyiz? İsterseniz cevabını her zaman yaptığımız gibi yine köklerimiz olan Sahabe nesline müracaat ederek bulmaya çalışalım... Devamını okuyun...