Haberler



Sizin İçin Seçtiklerimiz

SAFER AYI UĞURSUZ MUDUR?SAHÂBE NESLİ; DAĞLAR, NEHİRLER VE YILDIZLARDIRNEDEN, NASIL VE NİÇİN SİYER?AİLEYİ AYAKTA TUTAN 10 KAVRAMAHLAK KAHRAMANLARIAİLENİN KORUNMASI

Soru: Kıymetli Hocam, Hicri yılın ikinci ayı olan Safer ayının uğursuz bir ay olduğu, bazı bela ve musibetlerin bu ayda insana ulaşabileceği, bunlardan korunmak içinde bazı duaların okunması ve bazı namazların kılınması yönünde bilgilere rastlıyoruz. Bu bilgilerin doğruluğu hakkında size sormak istedik. Gerçekten Safer ayı uğursuz bir ay mıdır ve bu aya mahsus ibadetler var mıdır? Cevap verirseniz memnun oluruz. Allah razı olsun.

Cevap: Kıymetli kardeşim, Safer ayının uğursuz sayılması, Cahiliye Araplarında olan bir gelenekti. Onlar bu ayı uğursuz sayar, bazı sıkıntılara uğrayacaklarına inanır ve özellikle bu ayda Umre yapmaz, yolculuklara çıkmazlardı. Efendimiz (sas) bu inancı kırmak için: “Umre her zaman helâldir!” (Buharî, Umre, 4) buyuracaktı. Devamını okuyun...

“(Allah) Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. (İşte yıldızlarda o işaretlerden biridir ki;) yıldızlarla da yönlerini bulurlar.” (Nahl Sûresi, 16/15-16)

Bu iki ayeti okuyunca hep zihin dünyama aslında ayetin asıl mesajı ile alakası olmamasına rağmen Ashab-ı Kiram efendilerimiz gelir. Siz isterseniz buna; “dervişin zikri ne ise, fikri o olur” deyin; ama ayetlerde geçen üç nitelendirme her zaman bana böyle bir telkinde bulunur. Bu kısa iki ayette üç kelime, insanlığa kazandırdığı üç faydayı hatırlatmak için kullanılır.

1- Revasiye: Sabit dağlar anlamına gelir. Yerküreye adeta kazıklar gibi çakılan bu dağlar, her türlü sarsıntıyı dengelemek gibi bir görev icra ederler. Arzın hareketliliğini ve üzerinde bulunan şeylerin dengelenmesini sağlarlar. Devamını okuyun...

Soru:Kur’an, âlemlere rahmet olarak gönderilen Kutlu Nebi’nin (sav), bizler için üsve-i hasene olduğunu söylemektedir. Üsve-i Hasene; genel manası ile en güzel örnek ve en kapsamlı model anlamını taşımaktadır. Biz bu ifadeyi, hayatın her alanının ve her anının tartışılmaz en kâmil örneği olarak anlamalıyız. Çünkü Efendimiz’in (sav) örnek ve modelliği belli bir zaman ve mekânla sınırlandırılacak bir durum değildir. O (sav), ilk günden son güne kadar kendisini O’na (sav) ümmet sayan herkese, bu örnekliği en üst düzeyde zamana ve mekâna rağmen yapmaya devam etmiştir ve edecektir. Devamını okuyun...